Çağdaş Sanat Akımları Ve Fotoğraf

Doç.Dr. A.Beyhan Özdemir

DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü Öğr.Üyesi

19. yüzyılın sonlarında sanat ve fotoğrafçılığın birbirleri üzerinde dikkate değer etkileri olduğu görülür. Bilgi aktarımı konusunda fotoğraf, resim sanatı ile zorlu bir yarış içine girmiştir. Dünyanın olduğu gibi aktarıldığı empresyonist resimlerden uzaklaşılmış, resmi oluşturan boyanın niteliği, çerçevenin boyutu gibi öğeler işlenen konu kadar önem kazanmıştır.

Devam

Belgesel Fotoğraf ve Hümanizm

Doç.Dr. A.Beyhan Özdemir

DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü Öğr.Üyesi

Belgesel fotoğrafı çağının sorunlarına tanıklık ederek geçmişi bugüne, bugünü geleceğe taşıyan fotoğrafik tarz olarak tanımlayabiliriz. Çağının sorunlarına tanıklık etmenin yanında bu sorunları yansıtma, belgeleme, toplumları bu sorunlardan haberdar ederek çözüm yollarını arama, savaş, açlık ve yoksulluk karşıtı, insanların ezilmişliği ve yaşam koşullarının dikkate alınmasına çalışma, kısaca insan sevgisi yani hümanizma, belgesel fotoğrafçıların temel ödevlerindendir. Belgesel fotoğrafçılar gerçekten de belli bazı siyasal koşullarda başka yerlerde olup biten gerçekler hakkında kamuoyunu uyandırmakta yardımcı olmuşlardır.

Devam

Fotoğrafın Toplumsal Kullanımı

Doç.Dr. A.Beyhan Özdemir

DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü Öğr.Üyesi

Fotoğraf; günlük etkinliklerimizle birleşmiş ve aynı zamanda da hayatın evrelerini belirleyen önemli fenomenlerden birisidir. Bütün cüzdanlarda, çantalarda, okul sıralarında, oturma ve yatak odalarının duvarlarında fotoğraflar yer alır. Bunlar bazen ailenin, acı anılarıyla, saygı duyduğu ölüleriyle dolu küçük kutsal merkezlerdir. Güvenlik yönetimi, polisiye durumlara, arama-taramalara, adli hatalara karşı koruması amacıyla insanları vesikalık fotoğraf çektirmeye zorlar. Vesikalık fotoğraflarımız öylesine kusursuz erdemlere sahiptir ki, kendi öz kişiliğimizin gerçekten yerine geçer ve hatta kendi kendimizden daha gerçek hale gelir.

Devam

Yusuf Tuvi Fotoğraflarında “İnsan” Figürü

Doç.Dr. A.Beyhan Özdemir

DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü Öğr.Üyesi

Fotoğraf çekme eylemi, görmekle bakmak arasındaki ince çizgiyi yakalayıp sonsuza dek onu saklamak demektir. Bir anlamda an’ı ölümsüzleştirmek demektir. O “an”, herkesin “baktığı” ama fotoğrafçının “gördüğü” farklılıktır. Farklı olanı görmek, fotoğrafçıların fotoğraf makinelerinin arkasından baktığı dünyayı teknik, ideolojik ve estetik bilgi birikimleriyle yeniden yorumlamalarıdır. Doğrudan göstermekle birlikte çekilen fotoğrafın içindeki her türlü görsel öğe aynı zamanda dolaylı olarak da bir anlam bütünlüğü oluşturur. Özellikle içinde insan bulunan fotoğraflar, belli bir kültürün, coğrafyanın, yaşam biçiminin, insan-doğa, insan-yaşam ve insan-insan ilişkilerini görmemize, anlamamıza yardımcı olur.

Devam

Muhalif Bir Söylem Aracı Olarak Fotoğraf

Doç.Dr. A.Beyhan Özdemir

DEÜ GSF Fotoğraf Bölümü Öğr.Üyesi

Sanat, yapıların bir bütünü olarak, bireye dair bir yaşamsallıktır. Bireyin duyguları ve davranışları standartlarla ve kurallarla ölçülemez. İnsanın çıkmazları ve çözümsüzlükleri vardır ve insan tesadüfidir. Sanatın en önemli ifade biçimlerinden birisi olan fotoğraf da tesadüfi anlar, duygular ve hareketler içerir. Yaşanan ve fotoğraflanan anlar, statülerle ve sınırlarla değerlendirilmez ama iktidar, insana dair olan yaşam biçimlerinden fotoğrafı da kendi sınırları ve kuralları içine alarak onu etkisizleştirir ve normalleştirir. İktidar, fotoğrafı ve onun dilini, statüler ve ayrıcalıklar haline getirerek, kendi iktidar düzeninin dili haline dönüştürür. Bu sınırlar ve ayrıcalıklar doğrultusunda da fotoğraf, anlık durumlardan uzaklaşarak bir ezber durumuna gelir.

Devam